Kemal Ergün: “Şiddetin çıkmaz sokağında takılı kalmak çözüm getirmeyecektir.”

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün yaptığı basın açıklamasında, Filistin’de şiddetin artmasını ve Filistinlilerin evlerinin bombalanmasını kınayarak çatışan taraflara şiddete derhâl son vermeleri çağrısında bulundu. Ergün, açıklamasında şunları vurguladı: “Üç İsrailli gencin kaçırılıp öldürülmesinin ardından düzenlenen intikam eyleminde bir Filistinli gencin vahşice katledilmesi, şu anda Filistin topraklarında ve İsrail’de giderek artan şiddetin kesinlikle tek sebebi olamaz. Buna karşın bunlar, henüz sönmemiş bir ateşi tekrar canlandıran eylemler olmuşlardır.

Bu korkunç cinayetlerin normal şartlar altında ceza hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerekirdi. Fakat Filistin ve İsrail arasındaki ilişki, tarafların temsilcileri arasında sürdürülen müzakerelerin bir kez daha durdurulması ve İsrail’in uluslararası hukuka aykırı olarak yerleşim yerleri kurmaya devam etmesi sebebiyle o derece gergin bir hâle gelmiştir ki, söz konusu suç eylemleri bile savaş provokasyonu olarak maksatlı yorumlanabilmektedir. Son birkaç gün içinde, İsrail’in ölçüsüz ve anlamsız hava saldırıları sonucunda Gazze’de yarısı kadın ve çocuk olmak üzere 80’den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Yaralıların sayısı ise 590’a ulaşmıştır. Yaşanan kayıplardan büyük üzüntü duyuyor, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyoruz. Ve özellikle İsrail’e insanların evlerini bombalamaktan ve uluslararası hukuku çiğnemekten vazgeçmesini çağrısında bulunuyoruz.”

Şiddet eylemlerinin bir an önce sona erdirilmesini talep eden Ergün, dünya kamuoyuna sorumluluğunu hatırlatarak açıklamasını şöyle sürdürdü: “Şiddet derhâl sona erdirilmeli ve insani yardım yolları açılmalıdır. Şu anda barışın sağlanması zor gözükse de, yakın gelecekte barışın mümkün olabileceğine dair ümit korunmalıdır. Ancak ne İsrail kentlerine roket atılması, ne de Gazze’de sivil insanların yoğun bombardımana tabi tutulması bu sorunun çözülmesine herhangi bir katkı sağlayacaktır. Şiddetin çıkmaz sokağında takılıp kalmak çözüm getirmeyecektir. Bu üzüntü verici durum karşısında, ilgili devlet adamları ve sivil toplum kuruluşları sorumluluklarını üstlenmeli ve bu sorumlulukların gereğini inandırıcı bir şekilde yerine getirmelidir.”